Geçmiş zaman/Mazi Fiil Yerinde Muzari Fiil Kullanmak Kur’anî bir Hata mı?

Oryantalistler, Kur’an’ın mazi fiil yerinde muzariyi kullandığını, böyle bir kitabın “i’câz”ından söz edilemeyeceğini iddia ederek Müslüman zihinleri iğva etmektedirler. Oryantalistlerin işaret ettiği ayetlerin manalarını idrak etmekten mahrum olan Öztürk gibi müstağribler de oryantalist etkisiyle Kur’an’ın mazi (geçmiş zaman fiili) yerinde, muzari (şimdiki zaman fiili) kullanmasının hata olduğunu iddia etmektedir. Oryantalistlerin iddialarına mesnet teşkil ettikleri bir ayeti tahlil ederek mevcut halin “lahn” mi olduğunu yoksa Kur’an’ın “i’câz’ına” mı delalet ettiğini görelim:
Hz. İbrahim’in oğlu İsmail “Babasıyla birlikte yürüyüp gezecek çağa gelince Ona, َ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانظُرْ مَاذَا تَرَى “Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün, ne dersin” dedi. Kur’an’ın hasımları masum insanların imanlarıyla oynamak için ayette geçen أَرَى “era/görüyorum” fiili yerinde رايت “reaytü/gördüm” ; أَذْبَحُ “ezbahu/boğazlıyorum” fiili yerinde de ذبحت “zebahtu/boğazladım” fiillerinin olması gerektiğini iddia etmektedir.
Bu kıssada teceddüd ifade eden fiili muzarinin kullanılması , bir hâdisenin olup bittiğini izah etmek için getirilen fiili maziden daha uygundur. Zira Hz. İbrahim bu rüyayı birkaç defa görmüştür. Nitekim konu ile alakalı Kurtubî şunları nakletmektedir: “Hz. İbrahim, terviye gecesi ‘Allah oğlunu kurban etmeni emrediyor’ diyen birini gördü. Sabah olunca kendi kendine, “Acaba bu rüya Allah’tan mı, yoksa Şeytan’dan mı?” diye düşündü. İkinci gece aynı şekilde rüyayı yine gördü. Sabah olduğunda anladı ki bu rüya Allah’tandır. Bu yüzden bugüne, “Yevm-u Arafa” dendi. Üçüncü gece benzer rüyayı yine gördü, bu defa onu kurban etmeye karar verdi. Bu yüzden bugüne “yevmu’n-nahr”/ ‘boğazlama günü’ dendi. Hz. İbrahim mazi fiil yerinde “erâ- ezbahuke/Görüyorum-Kesiyorum” şeklindeki muzari fiilleri kullanarak, rüyanın bir defaya mahsus bir görme olmadığını, geçmişte gördüğünü, an itibariyle de gördüğünü, yarın da görme ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdi. Bunun için “Görüyorum.” ifadesini kullandı. Tıpkı sürekli midesi ağrıyan kişinin de, “Midem ağrıdı.” yerine “Ağrıyor.” demesi gibi.
Kur’an-ı Kerîm mazi fiil yerinde muzari kullanarak insanları Kur’an’ın içine çeker, nükteleri kavramalarına yardımcı olur. Olayı gözler önünde yaşanıyor gibi anlatır. Görüldüğü gibi, Öztürk’ün hata olarak gördüğü mazi fiil yerinde muzari kullanmak oryantalistlerin ve talebelerinin idrakini aşan Kur’an’a mahsus yüksek bir anlatımdır.

İhsan Şenocak’ın Kur’ân-ı Kerîm Müdâfaası kitabının Kur’an Müdâfaası makalesinden alıntıdır.