KARDEŞİM! İFFETİN CİNSİYETİ YOKTUR

KARDEŞİM! İFFETİN CİNSİYETİ YOKTUR

Kardeşim!
Belaların insan üzerine dev dalgalar halinde geldiği bir zamanda yaşıyorsun; Şehrinin sokaklarından şehvet akıyor, avmler masiyet mahşeri, ekranlar fuhuş albümü, sinema mankenlerin vücutlarını arz yeri, yöresel ürünlerin tanıtımı bahanesiyle tertiplenen festivallerdeki konserler ise teşhir arenası… Sokak, okul, çarşı, ekran, sinema, gazete “Züleyhalarla” dolu… Eğer sen “Yusuf” olamazsan yalnız Yakuplar değil, sana umut bağlayan bütün bir Ümmet ağlar. Nefsinin ruhunla kapıştığı anlarda, “Her şeyi gören ve duyan Rabbime sığınıyorum.” de! Gözlerin mağara olsun, Ashab-ı Kehf gibi gözlerinden gözlerinin sahibi olan Hâlik-ı Zülcelal’e iltica et.

Kardeşim!
İffetle, iffetsizlik arasında tercih yapmaya zorlandığında, iffetten yana tavır alma noktasında tereddüt etme! İmanını yaralayacak hiçbir davete icabet etme, mürûetini zedeleyecek hiçbir ekrana çıkma, Ahireti’ni yıkacak hiçbir makama talip olma! “Yemin ederim ki, kişinin başına demirden bir şişin, bir çivinin çakılması, yabancı bir kadına dokunmasından daha hafiftir.” diyen Peygamber-i Ekber’in buyruğunu hayat düsturu kabul et ve elini nâmahreme uzatma, helalinden başka bir kadınla tokalaşma!

Kardeşim!
Allah’ın dinine O’nun mahremiyet buyruklarını çiğneyerek hizmet etme iddian, bir gün mutlaka hezimetin olur. İslam’a rağmen İslam projenden dolayı istiğfar et. Unutma! Rabbimiz imhâl eder lakin ihmâl etmez.

Kardeşim!
Hayatına da mal olsa Allah Rasulü’nün iffet ve izzet yolundan ayrılma. Okuldan, yurttan, iş yerinden, köyden, kentten arkadaşların kendini teşhir eden bir kızın bedenine dair konuşurken, o kızın da birinin kız kardeşi olduğunu ve kendi kız kardeşin için erkeklerin aynı konuşmayı yaptığını düşün, irkil ve kendine gel. Mekke’nin en güzel kadınlarıyla bir arada yaşamayı bırakıp da Müslüman olan ve “Kalbim Allah Azze ve Celle’yi zikirden başka hiçbir şeyle tatmin olmaz.” diyen Allah Rasulü’nün gençlerini, Mus’ab b. Umeyr’i, Sa’d b. Ebî Vakkas’ı hayalinden hiç düşürme! Muallim, mühendis, doktor, esnaf, çiftçi ol fakat bütün bu olurlar içerisinde asıl Peygamber-i Ekber Hz. Muhammed’e layık bir genç ol.

Kardeşim!
Eşinden başka bir kadın senin arkadaşın olamaz. Okulda, sokakta, mağazada, işten, mahalleden kızlarla birlikte dolaşma, ders çalışma, yemeğe çıkma, cafede oturma! İster amirin, ister memurun olsun, ister hocan, isterse de taleben olsun, nâmahrem bir kadınla halvet olma! Nefsin sana, “Hangi zamanda yaşıyorsun, bu asırda bu kadar da takva olunmaz, nihayetinde bu kadın senin amirin ya da öğrencin veya arkadaşın, otur da onunla iki çift laf et” dediğinde; aynı nefsanî telkinlere muhatap olan bir başka adamın eşinle bir kafede karşılıklı oturup kahve içtiğini, nargile fokurdattığını düşün. Unutma ki, namussuzluğun cinsiyeti yoktur. Nâmahreme bir anlık bir bakış ikinizin de hayatını karartır.

Kardeşim!
Eşinin yüreğinde bir erkeğin bakışından “iz” olması nasıl seni tiksindiriyorsa, başkalarının kadınlarını etkilemek için duruştan duruşa, halden hale girmen de, başka vicdanlarda derin yaralar açacak, cinnete sebep olacaktır. Senden dolayı bir kızın alnına kara leke çalınırsa, yarın mahşer meydanına en onursuz lekeyle çıkacağını unutma!

Kardeşim!
Ayağın kaydığında etrafındaki insanların sana dair, “Genç adamsın, kafanı yorma, gençlikte olur böyle şeyler.” demelerine aldanma! Allah Azze ve Celle katında zinakâr bir kadının hükmü neyse erkeğinki de odur. Çünkü iffetin de, iffetsizliğin de cinsiyeti yoktur.

Kardeşim!
Kadın, kadındır; erkek de, erkek… Racûliyet vasfını yitirmeyen her adamda kadına karşı bir arzu vardır. “O, benim kardeşim, iş arkadaşım.” gibi sözlerin arkasında, güzel bir kadının bedenini temaşadan hasıl olan göz zevkinden mahrum olmama arzusunun olduğunu unutma!. Şeriat’ı şehvetine alet eden adamlardan uzak dur. Bir kadınla bir mekanda başbaşa kalır ya da karşılıklı bir masada oturur, senli benli konuşursan göz de, yürek de, ayak da kayar unutma!

Kardeşim!
Karma eğitimin kıza da, erkeğe de özgüven aşıladığını, terkedilmesinin ise pedagojik açıdan yanlış olduğunu söyleyenlerin, başkalarının kızlarını seyretmekten zevk aldıklarını izhar etmeye cesaret edemeyen, bu yüzden pedagojik yalanların ardına sığınan ahlak yobazları olduğunu bil. Unutma ki, karma eğitimin çağdaşlığın bir tezahürü olduğunu, muasır medeniyet seviyesinin ancak bu şekilde yakalanacağını söyleyenlerin başka hesapları vardır. Karma eğitimi en katı şekilde uygulayan Batılı ülkelerde, iffeti kirletilen kızların oranı %50’lerin çok üzerindedir; Amerika’da çok sayıda kız, tahsil esnasında hamile kaldığından eğitimine ara vermektedir.

Kardeşim!
Küresel ahlak yobazları eğer kurdukları bayan voleybol takımlarıyla gerçekten kız çocuklarının spor yapmalarını arzulamış olsalardı, bayan sporcuların kıyafetlerini erkeklerinkinden daha dar ve daha kısa olacak şekilde belirlemezlerdi. Onların asıl amacı, kadınların spor yapması değil, şehvetperestler tarafından vücutlarının seyredilmesidir.

Kardeşim!
İnsanlığın en kadim müessesesi olan aileye düşman, iffete hasım, namusa yabancı olan bir uygarlığın ardına düşenler seni sonsuza kadar acı çekeceğin bir dünyaya çağırıyor. Allah’a, Rasulü’ne ve iffete düşman olanları dost edinme. Bir amir, bir mürebbi olarak, bir kızın iffetinin korunmasına vesile olduğunda kendi kız kardeşinin iffeti korunmuş gibi sevin; bir kızın iffeti çiğnendiğinde de, kendi kardeşinin iffeti kirlenmiş gibi titre! Sen Müslümansın! Soysuzluğa çağdaşlık, iffetsiz hayata cinsel özgürlük diyen “belhum edal” yaratıklarla aynı safta olamazsın.

Kardeşim!
Allah Rasulü’nün, huzuruna gelen bir gençle arasında cereyan eden şu muhavere, şehvet ateşinin yangın yerine çevirdiği bir dünyada “Yanmadan nasıl yaşayabilirim?” diyenlere iffeti de, izzeti de nasıl koruyacaklarının yol ve yöntemini gösteriyor;

Ebû Ümame’nin rivayet ettiğine göre bir gün Allah Rasulüﷺashabıyla otururken yanına bir genç geldi ve
– Ey Allah’ın Rasulü! Zina yapmak için bana izin ver, dedi.
Orada bulunanlar gencin üzerine yürüdü, konuşmasını engelledi, “sus, sus” dediler. Allah Rasulü onlara karşı çıkıp, gence, “Yaklaş!” buyurdu. Genç de Allah Rasulü’ne yaklaştı ve yanına oturdu. Efendimiz’le ﷺ genç arasında şöyle bir konuşma geçti,
– Annenle zina edilmesini ister misin?
– Vallahi hayır Ey Allah’ın Rasulü! Allah beni yoluna feda etsin ki istemem!
– Sâir insanlar da anneleriyle zina edilmesini istemez. Peki, kızınla zina edilmesini ister misin?
– Vallahi hayır Ya Rasulellah ﷺ! Allah beni yoluna feda kılsın ki istemem.
– Diğer insanlar da kızlarıyla zina edilmesini istemez. Kız kardeşinle zina edilmesini ister misin?
– Vallahi hayır Ya Rasulellah ﷺ! Allah beni yoluna feda etsin ki istemem.
– Diğer insanlar da kız kardeşleriyle zina edilmesini istemez. Halanla zina edilmesini ister misin?
– Vallahi hayır Ya Rasulellah ﷺ! Allah beni yoluna feda etsin ki istemem.
– Diğer insanlar da halalarıyla zina edilmesini istemez. Peki teyzenle zina edilmesini ister misin?
– Vallahi hayır Ya Raselellah! Allah beni yoluna feda etsin ki istemem.
– Diğer insanlar da teyzeleriyle zina edilmesini istemez.
Bunun üzerine Allah Rasulü ﷺ elini gencin omzuna koyup, “Allah’ım onun günahlarını bağışla! Kalbini kötülüklerden temizle ve iffetini koru!” diye dua etti. Bu hadiseyi anlatan sahabi şöyle demiştir, “Bundan sonra o genç bir daha böyle bir şeye yönelmedi.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 257).

Kardeşim!
Aldatılan bir kadının birinin ya annesi ya kızı ya kız kardeşi ya halası ya da teyzesi olduğunu unutma! Yakınların için ne istiyorsan bütün kadınlar için de ona talip ol!

Bir gölgede içtiğin soğuk suyun dahi hesabının sorulacağı Mahşer Günü mazeret üreten ağzın mühürlenecek, ellerin ve ayakların konuşacak. Gözlerin harama değmesin, ellerin, ayakların hesabını veremeyeceğin bir vebali yüklenmesin.

Kardeşim!
İffetsizlik altın çağını yaşıyor. Lakin alimler, arifler, mütefekkirler, babalar, anneler sessiz. Eğer sen de hevâna uyar, İslam’a sahip çıkmazsan, belki de 30 yıl sonra bu toprakların İslam beldesi olduğuna sadece okunan ezanlar şehadet edecek. “Bana ne, o açılıyorsa ben bakarım, o gel diyorsa ben giderim.” deme! Unutma ki, aşağıların en aşağısındaki sefiller, düşen bir kadını istismar eden alçaklardır. Sen, sahipsizlikten dolayı kötü yola düşen kadınların evine kızıyla para gönderip, “Size şimdiye kadar sahip çıkamadığımızdan dolayı hakkınızı helal edin.” deyip onların kurtuluşuna vesile olan bir ecdadın ahfadısın.

Kardeşim!
Ekranın, mektebin, kapitalin zehirlediği bir dünyaya şehvetle değil, ibretle bak; bak ki Allah Azze ve Celle de sana iman, irade, iffet, haya, vakar ve şahsiyet abidesi bir eş ihsan etsin, etsin ki, evin İslam karargâhı, hatunun da mazlumların beklediği Fatih’in ya da Ulubatlı Hasan’ın anası olsun!

Kardeşim!
Sana bu mektubu iki tane oğlu olan ve her sokağa çıktığında ülkesinin yarınlarına dair umudunu kaybeden, ardından Allah Azze ve Celle’nin kudretini tefekkür ederek kendine gelen bir mümin baba olarak yazıyorum. Eğer iffet tacirleri seni, bana karşı tahrik eder, “Bu adam yobazdır, bütün derdi, tesettür ve mahremiyettir.” der ve sen de onlara kanarsan, bu satırları Alime, Muhammedime yazılmış bir mektup olarak kabul et ve öyle oku!

Kardeşim!
Şehvet yangını her yeri sarmadan, ayağa kalk ve yarınlarımız adına bir şeyler yap, yap ki, İslam bu topraklarda azınlığın dini olmasın!
Allah’ın selamı üzerine olsun.

Sonraki Yazı